Röportaj

Garajdan Sahneye: Kendinden uzak dur Metin

admin · 27 Ekim 2026 · 9 dk okuma

Eskişehir merkezli Kendinden uzak dur Metin, progresif metal & industrial metal & darkwave & trance & post-punk çizgisinde müzik yapan bir grup (2026’den beri). Garajdan Sahneye serisinde grubu kendi ağzından dinliyoruz: nasıl bir araya geldiler, neyi anlatıyorlar ve sırada ne var?

Grubunuzu üç kelimeyle anlatır mısınız? Biraz da açın: müziğinizi hiç dinlememiş birine nasıl tarif edersiniz?

Karanlık, duygusal, isyankâr.

Müziğimizi hiç dinlememiş birine şöyle tarif ederdim: Gece saat üçte, yağmurun altında yürürken zihninin içinde kopan fırtınanın müziği. Darkwave ve post-punk'ın soğuk atmosferini metalin sertliğiyle birleştiriyoruz. Bazen bir aşkın enkazında kalıyoruz, bazen Tanrı'yla kavga ediyoruz, bazen de dünyanın bütün kurallarını ateşe vermek istiyoruz.

Benim için müzik yalnızca kulağa ulaşan bir şey değil. İnsanın kimseye anlatamadığı tarafına dokunabilmeli. Sözlerimizde romantizm de var, nefret de, kırılganlık da, şiddetli bir yaşama isteği de.

Nasıl bir araya geldiniz? Grubun adı nereden geliyor?

Kendinden Uzak Dur Metin, benim için yalnızca bir isim ya da müzikal proje değil; kendimle kurduğum ilişkinin bir yansıması.

Daha önce Metin Ben adıyla trap müzik yapıyordum. Spotify'ın viral listesine girdim, çeşitli editoryal listelerde yer aldım. Bunlar benim için önemli deneyimlerdi. Fakat bir noktadan sonra o ismin ve o dönemin içinde kendimi eskisi kadar iyi hissetmemeye başladım. Başarıyı reddetmiyordum ama yaptığım müziğin beni bütünüyle anlatmadığını fark ediyordum.

Daha farklı insanların kalbine dokunmak, kendi iç dünyamın başka kapılarını açmak istedim. Tarzımı değiştirdim ama sertlikten vazgeçmedim. Çünkü sert müzik benim için dönemsel bir tercih değil, kendimi ifade etme biçimim.

İsimdeki çelişki hoşuma gidiyor: Kendinden uzak durmak bir kaçış emri gibi duyuluyor ama insan bazen kendinden kaçarken aslında kendine ulaşmaya çalışıyor. Benim müziğim de o mesafede yaşıyor.

Sizi en çok etkileyen gruplar, albümler ya da insanlar kimler?

Tek bir türe ya da tek bir sanatçıya bağlı kalmıyorum. Trap'ten, metalden, post-punk'tan ve karanlık elektronik müzikten besleniyorum. Söz yazımında dürüstlük, müzikte ise atmosfer ve karakter benim için önemli. Karanlık müzikte beni çeken şey yalnızca sertlik değil; sertliğin arkasındaki kırılganlık. Bir gitarın çıkardığı gürültüyle bir synth'in yarattığı boşluk, bazen uzun bir açıklamadan çok daha fazlasını anlatabiliyor.

Sözlerimde Ahmet Kaya'dan Kurt Cobain'e, Amy Winehouse'dan farklı müzikal dünyalara uzanan göndermeler bulunabiliyor. Bunlar yalnızca isim anmak için değil; acının, yabancılaşmanın ve insanın kendiyle mücadelesinin farklı biçimlerde nasıl ifade edildiğini düşünmek için var.

Beni en çok etkileyen şey, kusursuz görünen sanat değil; insanın saklamaya çalıştığı tarafını saklamaktan vazgeçtiği an.

Son çıkışınızı anlatın: ne anlatıyor, nasıl kaydettiniz?

Kendinden Uzak Dur Metin'in dünyası tek bir hikâyeden oluşmuyor. Şarkılar arasında dolaşan bir karakter var: sevdiği insanları kaybeden, kendisiyle ve Tanrı'yla hesaplaşan, bazen dünyaya meydan okuyan, bazen de yalnızca birinin yanında kalmasını isteyen biri.

Bu karakterin çelişkileri var. Bir şarkıda sevgilisini gökyüzünün ötesine taşımak istiyor, diğerinde bütün dünyayı karşısına alıyor. Bazen öfkeli, bazen çaresiz, bazen de romantizmin en karanlık hâlinde. Çünkü insanın gerçek duyguları düzenli ve tutarlı olmak zorunda değil.

Müzikal tarafta metalin sertliğiyle darkwave ve post-punk'ın melankolisini aynı atmosferde buluşturmak istiyorum. Soğuk synth'ler, karanlık melodiler, sert ritimler ve duygusal vokaller benim dünyamın parçaları.

Kayıt sürecinde önceliğim yalnızca teknik olarak iyi duyulan bir şarkı yapmak değil; dinleyicide bir görüntü, bir his, hatta bir anı uyandırmak. Şarkı bittiğinde insanın zihninde bir gece, bir sokak ya da kaybettiği biri kalıyorsa benim için orada bir şey başarmışız demektir.

Şarkılarınız nasıl ortaya çıkıyor? Yazarken ve prova ederken nasıl çalışıyorsunuz?

Genellikle bir duygu, bir cümle ya da zihnimde beliren bir görüntüyle başlıyorum. Bazen tek bir dize bütün şarkının kapısını açıyor. Bazen de birbirinden kopuk düşünceler zamanla aynı hikâyenin parçalarına dönüşüyor.

Söz yazarken kendime sansür uygulamayı sevmiyorum. Güzel görünmek zorunda olmayan, hatta insanın kendisine itiraf etmekte zorlanacağı düşünceleri de yazıyorum. Çünkü yeraltı edebiyatının bana yakın gelen tarafı bu: İnsanı ahlaki bir kalıba sokmadan, bütün çelişkileriyle göstermek.

Şarkılarımda aşkın yanında bağımlılık, inanç, ölüm korkusu, yalnızlık, öfke ve yabancılaşma var. Bunları romantikleştirmekten ziyade, insanın karanlık tarafıyla nasıl yaşadığını anlatmak istiyorum.

Müzik benim için bir çeşit kendimi tatmin etme alanı da. Başkasının beklentisine göre değil, içimdeki duygunun gerektirdiği şekilde üretmek istiyorum. Sertlik gerekiyorsa sert, kırılganlık gerekiyorsa kırılgan oluyorum. Şu anda yaptığım müzikle daha barışığım; bu da üretimime yansıyor.

Yaşadığınız şehrin sahnesi nasıl? Nerelerde çalıyorsunuz, kimlerle yol arkadaşlığı yapıyorsunuz?

Türkiye'deki alternatif müzik sahnesinin daha fazla cesur ve türler arasında sınır tanımayan projeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Özellikle darkwave, post-punk ve metal gibi kendi dinleyici toplulukları bulunan türlerin birbirine daha fazla yaklaşması gerektiğine inanıyorum.

Benim için önemli olan yalnızca aynı müziği yapan insanlarla bir araya gelmek değil; benzer bir bağımsızlık duygusunu paylaşmak. Kendi dünyasını kurmaya çalışan, ne ürettiğini bilen ve birilerinin onayını beklemeden ilerleyen sanatçılarla aynı zeminde buluşmak değerli.

Canlı performanslar ve yol arkadaşlıkları konusunda ise müziğin ruhunu korumak istiyorum. Kendinden Uzak Dur Metin'in sahnede de karanlık, yoğun ve kendine özgü bir atmosfer yaratması önemli. Dinleyiciyle aramızda yalnızca bir sahne değil, ortak bir duygu alanı oluşmasını istiyorum.

Türkiye'de bağımsız bir grup olmanın en zor ve en güzel tarafı ne?

En zor tarafı, müziğin kendisi dışında pek çok şeyle uğraşmak zorunda kalmak. Üretmek, kayıt almak, dağıtım süreçlerini takip etmek, tanıtım yapmak ve dinleyiciye ulaşmak başlı başına emek istiyor. Bazen müziğe ayırman gereken enerjiyi, müziğin duyulabilmesi için harcıyorsun.

Ama en güzel tarafı da tam burada başlıyor: Kendi kararlarını verebilmek. Bir şarkının fazla karanlık, fazla sert ya da fazla tuhaf bulunmasından korkmadan üretmek. Başkasının belirlediği bir kalıba sığmak zorunda olmamak.

Metin Ben döneminde Spotify'ın viral listesine girdim ve çeşitli editoryal listelerde yer aldım. Bu deneyimler bana müziğin dinleyiciye ulaşabileceğini gösterdi. Fakat zamanla benim için asıl mesele yalnızca görünür olmak değil, yaptığım işin içinde kendimi bulmak hâline geldi.

Bağımsız olmak bazen daha zor duyulmak demek; ama en azından kendi sesinle duyulmak demek.

Unutamadığınız bir konser ya da sahne anısı var mı?

2006–2012 yılları arasında Metin Ben adıyla farklı şehirlerde, farklı mekânlarda sahneye çıktığım yıllar benim için önemli bir deneyim birikimi oluşturdu. O yıllar bana sahnenin yalnızca sesini yükseltmek değil, dinleyiciyle aynı duyguda buluşmak olduğunu da öğretti.

Kendinden Uzak Dur Metin ise henüz çok yeni. Bu projeyle yaşayacağım sahne anıları daha yazılmadı. Belki de güzel tarafı bu: Geçmişten gelen deneyimimle yeni bir dünyanın kapısını açıyorum. Bu kez sahneye yalnızca şarkılarımı değil, yıllardır içimde biriken başka bir karanlığı da taşıyacağım.

Önümüzdeki dönemde neler var? Yeni kayıt, konser, turne?

Önceliğim Kendinden Uzak Dur Metin'in sesini ve dünyasını daha da belirginleştirmek. Darkwave, post-punk ve metalin kesiştiği bu alanda kendime ait bir dil kurmak istiyorum. Sertliği korurken melodileri, atmosferi ve sözlerin duygusal ağırlığını daha da ileri taşımak niyetindeyim.

Yeni üretimlerde de aynı karanlık evrenin farklı taraflarını göreceksiniz. Bazen daha romantik ve melankolik, bazen daha agresif ve yıkıcı bir anlatım olacak. Kendimi tek bir şarkının ya da tek bir türün içine hapsetmek istemiyorum.

Canlı performanslar ve yeni kayıtlar da bu yolculuğun önemli bir parçası. Amacım yalnızca şarkı yayımlamak değil; birbirini tamamlayan, dinleyicinin içine girebileceği bir müzikal dünya oluşturmak.

Artık kendimi daha iyi hissediyorum ve bu benim için önemli. Bundan sonra üretirken bunu kaybetmek istemiyorum.

Sizi yeni keşfedecek birine hangi şarkıyla başlamasını önerirsiniz, neden?

“Kendinden Uzak Dur Metin” ile başlamalarını öneririm. 🙂
Yakında yayında olacak 17 eserim var ilk önce beni takip etmelerini ve hikayenin sonunun olmadığını bilmelerini isterim.
Dinleyiciden şarkılarımı sevmek zorunda olmasını beklemiyorum. Ama dinledikten sonra bir anlığına bile olsa kendi hayatına başka bir gözle bakıyorsa, bir cümle içinde kendini buluyorsa benim için yeterli.

Çünkü ben müziği herkese güzel görünmek için yapmıyorum. İçimdeki şeyleri saklamadan anlatabilmek ve o anlatının bir başkasına ulaşabileceğini bilmek için yapıyorum.

Kendinden uzak dur Metin’ı dinlemek ve takip etmek için: Spotify · YouTube · Instagram. Siz de grubunuzla Garajdan Sahneye’de yer almak isterseniz soruları yanıtlayın.

Dinle & İzle

Yüklediğinde Spotify çerez ve ziyaretçi verisi işleyebilir.
Röportaj yapılan grup

Kendinden uzak dur Metin

Industrial metal & Nu Metal & Darkwave & Post-Punk · Eskişehir · 2026

Tanrı’nın terk ettiği bir dünyada, insanın kendisiyle baş başa kalması kadar büyük bir ceza yoktur. Kendinden Uzak Dur Metin; hiçbir yere sığmayanların, kendi içinde kaybolanların ve iyileşmekle yok…

Bu yazıyı beğendin mi?
Yazaradmin
93 yazı0 beğeniTüm yazıları →

Yorumlar

Yorum Yap

Yorumunla birlikte ad ve e-posta bilgin işlenir. Ayrıntı: KVKK Aydınlatma Metni.

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm yazıları →

Haber Bülteni

Haftanın yazıları, yeraltı grupları ve konser takvimi her cuma e-postana gelsin.